Açgözlü Dallar

Açgözlü Dallar

Açgözlü Dallar

3 dk okuma
1 tepki

Şirketini hızlı büyütmek mi, sağlam büyütmek mi? Açgözlü dallar neden budanmalı? Babasının şirketini batma noktasına getiren Tuncay’ın hikâyesi.

Sabahın ışıkları odanın içine girerken gözlerini açtı Tuncay. Masanın üzeri raporlar ile dolup taşmıştı. Hafta sonu gece ve gündüz şirketin tüm finansal raporlarını incelemiş ama bir çıkar yol bulamamıştı. Şirketin borçları cirosunun birkaç kat üzerindeydi. Aslında işler bir anda böyle olmamıştı.

Tuncay uzun eğitim hayatı boyunca iş hayatının içinde olmuştu. Daha ilkokul zamanından itibaren tüm yazlar babasının yanında çalışıyordu. Ufak bir torna atölyesi idi ama ona oyun gibi geliyordu orada olmak. Ortaokul zamanlarında iş yerinde yeni şeyler öğrenmek ona daha ilginç geliyordu. Okula devam etme konusunda bazen kararsız kalıyordu. Babası ise ona hayatın içinde eğitime devam ederken okula da devam etmesi gerektiğini söylerdi. Bu şekilde yıllar geçti. Tuncay sonunda makine mühendisi olarak okulu bitirdi.

Tuncay atak bir insandı. Bir an önce işlerin başına geçip şirketi yeni alanlara açmak istiyordu. Büyük hayalleri vardı, bunun için birkaç ay yurtdışına gidip yabancı dilini de belli seviyeye getirdi. Artık işlerin başına geçebilirdi. Babası Tuncay’ın fikirlerini dinler ama temkinli büyümeyi tavsiye ederdi. Tuncay’ın ise artık beklemeye tahammülü yoktu. Büyük hayalleri vardı. Ülkede savunma sanayiinde yenilikler yapan bir firma olmak gibi... Birkaç yıl babası ile çalıştı. Babasısın ani gelişen hastalığı, Tuncay için bir fırsat gibi gözüken sonun başlangıcı oldu.

Tuncay şirketin başına geçti. Yeni bir ürün yapmak için kolları sıvadı. O ürün henüz daha tam olarak pazar bulmadan şirketi büyütmek için birkaç yatırım yaptı. Şirketin geçmişten gelen finansal bir devinimi vardı. Bundan dolayı bu zamansız yatırımlar finansal olarak bir zorluk yaşatmadı firmaya. Bir ürün tam olarak pazarda oturmadan yeni bir ürün, sonra başka bir yeni ürün. Bu şekilde şirketin büyümesi kontrolden çıkmıştı. Artık krediler ile dönen bir firma haline dönüşmüştü.

Duygularına yenik düşen Tuncay, gerçekleri kendine söyleyenleri şirketten uzaklaştırmıştı. Başarısız olmak onun için bir seçenek olamazdı.

En son kendinden ve şirketten uzaklaştırdığı kişi Muhlis beydi. Muhlis bey, babasının uzun yıllar sağ kolluğunu yapmış olan bir yol arkadaşı idi. İşlerin böyle kontrolden çıkacağını anladığında, Tuncay ile baş başa bir konuşma yapmıştı. Ona şirketin başından itibaren nasıl bu günlere geldiğinin sebeplerini ve işin perde arkasını anlatmıştı.

Bir şirket, ağaç gibidir

- “Bir şirket kurmak ve büyütmek bir ağaç gibidir. Ağacı kendi bahçende tohumdan itibaren büyütmek çok emek ve sabır ister. Kökler toprağın içinde iyice yayılmadan ağacın büyüdüğünü göremezsin. Bir süre sonra fidanın gövdesi kalınlaşmaya başlar, boyu da bir miktar uzar. Hemen bir dal verir daha fidanken. Bu dalları budaman lazım. Bu dallar açgözlü dallardır, daha zamanı gelmeden açmış olan dallar. Şirket ilk yıllar zorluklar ile büyüdükten sonra biraz para kazanmaya başlar. İnsan da aceleci davranıp hemen şirketi büyütmek ister. Eğer o dalları kesmezsen o ağaç büyümeden bodur bir ağaç olarak kalır. Şirketin sermayesi pazarı, çalışanları büyümeye hazır değilse büyüme olmaz. Sadece makine alarak şirket büyütülmez. Bu bir ekosisteme sahiptir. Aynı bir ağaç gibi. O aç özlü dalları budadıkça, ağacın gövdesi daha kalınlaşır, daha uzar. Sonra tekrar birkaç dal vermek ister. Sen onları da budadığında, gövde ve kökler daha sağlam olur ve tekrar daha yukarı doğru uzar. Artık ağaç belli bir olgunluğa geldiğinde dallarını açmasına izin verirsin. O ağaç uzun yıllar meyve veya gölge verecek bir ağaç haline gelir. Şirket de böyle”

Tuncay finansal raporlara bakarken, bu konuşmalar tekrar tekrar kulaklarında çınlıyordu. Muhlis Bey’i eski kafalı oldu diye işten çıkardığı gün nasıl bir hata yaptığını şimdi anlıyordu.

İnsan aceleci davrandığı için ticaretinde gerekli olgunluğa ve güce erişmeden bir an önce işleri büyütmek ister. Duygularına yenik düşer. Açgözlü dalları bir fırsat zanneder. Aslında onlar ağacın daha fazla büyümesine engel olan dallardır, açgözlü dallar.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 1 tepki

Yorumlar (1)

  • Fatih B. dedi ki

    27 Ekim 2026

    Bir sürece vazgeçerek başlamak, vererek başlamak süreci gerçekten ağacın sağlam büyümesi gibi o sürecide sağlam büyütüp bereketlendiriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.