
Bebe Nezir'in Tezgahı
Nezir yıllardır semt pazarında tekstil ürünleri satıyordu. Çocukluğundan beri sıkı çalışmaya alışmıştı. Sabah hava aydınlanmadan kalkar, hemen tezgâhını kurardı. Akşam ise geç vakitlere kadar yoğun şekilde çalışırdı. Bu tempo onu yoruyordu fakat buna alışkındı.
Tüm çabasına rağmen, ticarete birlikte başladığı birçok arkadaşı kadar ileri gidememişti. O ise mesafe almayı, biraz daha fazla çalışmakta aramıştı yıllarca. İstediği başarı bir türlü gelmeyince içi daralırdı. "Kader! Demek nasip böyleymiş" diye içinden geçirirdi. Sonra bu düşünceyi usulca içine gömer, ertesi sabah yine aynı düzende tezgâhının başına geçerdi.
Zamanla bu kabulleniş, içinde sessiz bir yılgınlığa dönüşmüştü. Günler birbirini kovalıyor, tezgâh aynı yerde kuruluyor, akşam aynı yorgunlukla toplanıyordu. Büyük bir şikâyeti yoktu ama içten içe bir şeylerin eksik olduğunu da hissediyordu. Yine de bunu kurcalamıyor, hayatı olduğu gibi kabullenmeyi seçiyordu.
Tam da bu sessiz kabullenişin sürdüğü günlerden birinde, soğuk bir kış akşamı yağmur altında yine tezgâhını topluyordu. Yan tezgahtaki yaşlı esnafla ayaküstü bir sohbet başlamıştı. Yaşlı adam, Nezir'in çabasını ve telaşını izledikten sonra ona şöyle dedi:"Evlat, çalışmak başka şeydir; bir hedef doğrultusunda çalışmak başka bir şeydir. İnsan nereye varmak istediğini bilmezse, denizde rotasız bir gemi gibi oradan oraya savrulur durur." Bu sözler Nezir'in dikkatini çekmişti; "nasıl yani?" diye merakla sordu. "Sen her çeşit kıyafeti satmaya çalışıyorsun. Sadece belli bir çeşit üzerinde yoğunlaşırsan daha iyi olur" diye tamamladı yaşlı pazarcı.
Yaşlı esnafın sözleri Nezir'in zihnine nakış gibi işledi. O akşam eve döndüğünde ilk kez işine alıştığı yerden değil, dışarıdan bakmaya çalıştı. Son bir yılın satışlarını inceledi; hızlı giden ürünleri, haftalarca tezgâhta kalanları not aldı. Böyle bakınca bazı şeyler daha görünür hâle geliyordu. Özellikle çocuk giyim ürünlerinin diğerlerine göre daha fazla ilgi gördüğünü fark etti. Aslında bu durum hep gözünün önündeydi ama bugüne kadar üzerinde durmamış, bilinç vermemişti.
Hedefe yönelik çalışmak
Ertesi günlerde bir karar verdi. Tezgâhındaki çocuk giyim ürünlerinin çeşitliliğini artıracaktı. Bunun için yeni ürünler araştırdı, daha fazla seçenek getirdi. Az ilgi gören kıyafetleri indirimle elden çıkararak tezgâhta yer açtı. Sermayesini dağıtmak yerine topladı; dikkatini dağınık bırakmak yerine odakladı. Tezgâhını yeniden düzenledi, çocuk ürünlerini ön plana aldı. Artık müşteriye yaklaşımı da değişmişti. Ne sattığını biliyor, ürünü anlatırken tereddüt etmiyordu. Satış yapmaya çalışmıyor, insanların ihtiyacını anlamaya çalışıyordu.
Bu değişim kısa sürede pazara da yansıdı. Çocuk kıyafeti arayanlar artık doğrudan onun tezgâhına yöneliyordu. Aradığını bulacağını bilen müşteriler tekrar geliyor, memnuniyet kulaktan kulağa yayılıyordu. Aynı yerde, aynı saatlerde çalışıyordu ama bakışlar değişmişti. Tezgâhın önünde durup ürünleri inceleyenlerin sayısı artmıştı. Aynı emeği veriyordu ama bu kez sanki doğru kapıya yönelmiş gibiydi.
Kısa süre içinde kazancı belirgin şekilde artmaya başladı. İnsanlar artık özellikle çocuk giyim için onu tercih ediyordu. Hatta pazarda ona bir lakap bile takmışlardı; tezgâhı "Bebe Nezir" diye anılmaya başladı.
O zaman Nezir şunu açıkça fark etti: Çok çalışmak tek başına yeterli değildi. Asıl farkı oluşturan; belirli bir hedef doğrultusunda çalışmak, doğru noktaya odaklanmak ve bilinçli hareket etmekti.
Nezir; yıllarca merdiven çıkmıştı ama yanlış kapıyı çalmıştı. Doğru hedefi bulunca anladı: Asıl mesele yükseğe çıkmak değil, doğru yerden içeri girmekti. Yanlış yerden girince, ne kadar merdiven çıkarsan çık, vardığın yerde başarı olamazdı...
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (23)
Fatih B. dedi ki
10 Nisan 2026Hedef koymak gerçekten insanın zihnini rahatlatan, üstünden baya yük alan bir şey
Berker dedi ki
10 Nisan 2026Başarı için hedef spesifik hale getirilmiş olabildiğince küçültülmüş. Cengizhan‘ın fetih taktığı gibi gücünün yetebildiği en küçük birimi feth et sonra bir büyüğü sonra bir büyüğü. Günümüzde bir çok insanı sıkıntı yaşadığı bir konuyla alakalı faydalı bir yazı olmuş elinize sağlık.
Haşim S. dedi ki
10 Nisan 2026Öyle değilmi hep? Onuda yaparım bunuda yaprım, ben ne iş olursa yaparım diyenlerin aslında hiç bir şeyi tamamlayamadığını görmüyormuyuz hep.
Alp A. dedi ki
11 Nisan 2026Güzel bir yazı olmuş bugünün gençlerinin en büyük problemlerinden birisini de anlatıyor aslında. Yıllar boyunca gençlerin tek hedefi ders çalışmak oluyor. Hedefleri ne, ne olmak istiyorlar bilmeden bir bölüme giriyorlar. Son sınıf üniversite öğrencileri bile "Acaba mezun olunca ne yapacağım" diye kendilerine soruyorlar. Sonra da bir ömür bu yazının başı gibi geçiyor...
Ekrem Ç. dedi ki
11 Nisan 2026Belirli bir hedef doğrultusunda odaklanmak, sadece ticarette değil, hayatın her alanında başarı getirecektir.
İ. erdem dedi ki
12 Nisan 2026Gerçekten tek bir yere, odaklanmak günümüzde en zorlandığımız şeylerden biri. Oysa ki taşı delen sürekli akan bir damla su degilmi?
Fatma B. dedi ki
12 Nisan 2026Çevremdeki öğrencilere soruyorum, hangi mesleği düşünüyorsun diye, “puanıma göre bakıcaz” cevabı geliyor. Seneye tekrar hazırlıklar sürüp gidiyor. Hedef koyan ve odaklananlar ise merdivenin basamaklarında adım adım yüzlerinde tebessümle ilerliyorlar.
Fatma B. dedi ki
12 Nisan 2026Çevremdeki öğrencilere soruyorum, hangi mesleği düşünüyorsun diye, “puanıma göre bakıcaz” cevabı geliyor. Seneye tekrar hazırlıklar sürüp gidiyor. Hedef koyan ve odaklananlar ise merdivenin basamaklarında adım adım yüzlerinde tebessümle ilerliyorlar.
selçuk canbilek dedi ki
12 Nisan 2026Tek bir hedefe odaklanmak ve başarı geldiğinde aynı hedefte kalabilmek... Gerçek bir başarı öyküsü.
T.Denizci dedi ki
12 Nisan 2026Bu yazıyı okuyunca bana şu tabelalarında hani inşaat-taahhüt- turizm-otomotiv gibi herşeyi yapan şirketler geldi. Halbuki insan hedef belirleyip en iyi yaptığı işi tercih edince mutlaka daha başarılı olacaktır. Okuduğumuz hikayede olduğu gibi.
Hilâl dedi ki
13 Nisan 2026Hedefe yönelik emek.. Her şeyi rn baştan tanımlayıp, odaklamak kadar konforlu çalışma yok..
Aynur Budak dedi ki
13 Nisan 2026Aklıma ev içindeki ilişkiler geldi. Anne, baba, çocuklarda aynı evin içinde her an bir ticaret içinde değil mi?
Anneyle, babayla veya arkadaşlarıyla olan ilişkilerin hepsi de bir ticaret değil mi?
İlişkilerde de en güzel ticaret ortak bir hedef doğrultusunda çalışmak diyebiliriz sanırım?:)
Muhammed K. dedi ki
14 Nisan 2026Bir konuda hedefler koymak seni o konuda durağanlıktan çıkarıp hareket haline sokar, böylelikle normalin üzerinde performans da sergileyebilirsin.
Ukbe U. dedi ki
14 Nisan 2026"...İnsan nereye varmak istediğini bilmezse, denizde rotasız bir gemi gibi oradan oraya savrulur durur..." Hakikaten de öyle değil mi? Denizde ne kadar uzun süre kürek çekebildiğin önemli olsa da bizi istediğimiz yere vardıracak bir hedefimiz de olmalı. Aksi durumda sadece boşa kürek çekmiş olur insan.
Serkan dedi ki
14 Nisan 2026Önce doğru hedefler belirleyip o hedeflerimize de doğru stratejiler ile gitmenin önemini belirten bir makale olmuş.elinize sağlık
Ekrem Ç. dedi ki
14 Nisan 2026Hedefli çalışmanın ve odaklanmanın önemini ortaya koyan çok faydalı bir yazı olmuş, emeğinize sağlık.
Selin dedi ki
15 Nisan 2026İmkanımızı, dikkatimizi ve sermayemizi hedefe yönelik odaklamak aynı bir kağıdı yakabilmek için büyüteç ile güneş ışığını bir yere odaklamak gibi...
H Ulku dedi ki
16 Nisan 2026Hedef olmadan çıkılan yolda yakıt tüketiminin artması gibi insanın da en değerli hazinesi zamanı nasıl israf oluyor.
Müzeyyen dedi ki
12 Mayıs 2026Kolay gibi gözüken ama doğru açıyı bulana kadar da çok zorlayan bir süreç.
Büşra D. dedi ki
12 Mayıs 2026Hedefe yönelik adımlar insanın motivasyonunu da artırıyor, kaleminize sağlık
Faruk G. dedi ki
12 Mayıs 2026Günümüzde insanların hedef koymakla ilgili eksikliği var. Hedefi olanların büyük bir kısmının da doğru hedefe yanlış yöntem ile ulaşma sorunu var... Doğru hedef doğru yöntem... Kardeş ikili....🤭🤭
Görkem dedi ki
13 Mayıs 2026Gün içinde onca yere koşturup, ardından neden olmuyor, sorusunun yanıtı doğru noktaya odaklanmamak sahiden. Nereye varmak istiyorum, hedefim ne, bu şekilde oraya varabilir miyim, bu soruları sormayı atlıyoruz çoğu zaman. Elinize sağlık çok samimi bir yazı olmuş 🤗
Bünyamin G. dedi ki
5 Ağustos 2026Buzdolabı taşıyan 2 adamdan biri diğerine;
-sana iki haberim var biri iyi biri kötü. Önce hangisini söyleyeyim?
- iyi olanı
- doğru kattayız.
- iyi ya, kapıyı çalıp buzdolabını teslim edelim.
- Ama yanlış bloktayız.Yani doğru kapı bu kadar önemli insan hayatında
