
Ederi Küçük Etkisi Büyük
Bir köşede oturmuş, sessizce içerideki hareketleri izliyordu. Dükkânın spotları, ayakkabılara sıcak bir hava katıyordu. Hafta içi olmasına rağmen içeride azımsanmayacak sayıda müşteri vardı. Oturduğu yerden hem kasayı hem de satış elemanlarının çoğunu görebiliyordu. Bir yandan da dükkânın açıldığı günden bu yana yaşadıklarını zihninden geçiriyordu.
Aydın Bey’in dükkânı, çoğunlukla ayakkabı satıcılarının bulunduğu bir pasajda yer alıyordu. Daha çocukluk yıllarında bu pasajdaki başka bir dükkânda çırak olarak çalışmaya başlamıştı. Sonrasında küçük bir dükkân açarak kendi işini kurmuştu. İşine olan bağlılığı, dürüstlüğü ve çalışkanlığı sayesinde müşteri sayısı sürekli artmış; dükkânını da zamanla büyütmek zorunda kalmıştı. Her gün işe erken gelir, temizliği yapar ve en son o çıkardı.
Bu mağazayı, yandaki iki dükkânı birleştirerek bu hâle getirmişti. Mağazanın iç tasarımını profesyonel bir firmaya yaptırmıştı. Artık bu mağazaya erken gelmesine gerek yoktu. En güvendiği personelini mağaza müdürü olarak görevlendirmişti. Satın alma süreçlerini de bu kişi yürütüyordu. Bunun dışında satış ekibinin başına yine güvendiği bir satış sorumlusunu getirmişti. Kısacası, iş artık Aydın Bey’den bağımsız hâle gelmişti.
Geçmiş hatıralar zihninde bir film şeridi gibi gözünün önünden akıp gidiyordu. Yaptığı işten duyduğu gurur, gözlerinden okunuyordu. Bu dalgınlıktan, Niyazi’nin “Selamünaleyküm Aydın abi, yine dalmışsın” sözleriyle sıyrıldı. Niyazi de uzun yıllar Aydın Bey’in yanında çalışmış, dürüst ve çalışkan biriydi. Sonrasında Aydın Bey’in desteğiyle aynı pasajda kendi dükkânını açmıştı. Zaman zaman uğrar, hâl hatır sorar ve Aydın Bey’den tavsiyeler alırdı. Bu tavsiyeler onun için çok değerliydi; bu yüzden Aydın Bey’e büyük saygı duyardı.
“Hoş geldin Niyazi” diyerek ayağa kalkmaya hazırlanırken, Niyazi onun kalkmasına fırsat vermeden eline sarıldı. Hafta içi müşteri yoğunluğu daha az olduğu için uğramak istemişti. Söylenen çay eşliğinde havadan sudan ve işlerden konuşmaya başladılar.
Muhabbet sırasında Niyazi’nin dikkatini bir şey çekti. Kasada, ödemesini yapan bir müşterinin ardından kasiyer, kısa bir an Aydın Bey’le göz göze geldi. Aydın Bey’in hafif bir gülümsemeyle başını öne eğmesinin ardından kasiyer müşteriye küçük bir paket uzattı. Niyazi bu durumu daha önceki ziyaretlerinde de fark etmişti. Tam sebebini soracakken Aydın Bey söze girdi.
“İşler nasıl gidiyor Niyazi?”
“Çok şükür Aydın abi, çorbamız kaynıyor, işler dönüyor, borcum da yok. Hemen hemen her konuda senden aldığım tavsiyeleri uyguluyorum. Tabiri caizse, sen ne yaparsan ya da ne söylersen ben de aynısını yapıyorum. Buna rağmen henüz sadık bir müşteri kitlem oluşmadı. Nerede eksiğim var diye düşünüyorum,” diye cevap verdi Niyazi.
“Bunun birçok sebebi olabilir,” diye devam etti Aydın Bey. “Öncelikle bunun için belli bir zaman geçmesi gerekir. Hemen sonuç beklememelisin. Bak, ben 25-30 yılın sonunda dükkânı ancak bu hâle getirebildim. Sen yaptıklarını yapmaya devam et; bir gün hedefine mutlaka ulaşacaksın,” diyerek sözlerini tamamladı.
“Abi, artık bana verebileceğin bir tavsiye kalmadı mı? Yani bunu mu demek istiyorsun?” diye üsteledi Niyazi.
Zorunluluk olmadan yapılan jestler
“Öyle demiyorum, ama doğru yoldasın. Sana bir sır daha vereyim; diğer her şeyi doğru yaptıktan sonra yapılması gereken bir şey var,” dedi Aydın Bey.
“Neymiş o abi?” diye heyecanla sordu Niyazi.
“Biz bazı müşterilere, alışveriş tamamlandıktan sonra küçük hediyeler veririz. Bunu da hiçbir zaman pazarlık konusu yapmayız. Ederi küçük ama etkisi büyük olan bu ikram, alışveriş yapan kişiyi müşteriye çevirir. ”
Niyazi, az önce şahit olduğu manzarayı şimdi zihninde anlamlandırabildi. “Vay be abi! Daha senden öğrenecek çok şeyim varmış. Bunu bana neden daha önce söylemedin?” diyerek hafif sitem etti.
“Şimdi öğrendiğine göre demek ki doğru zaman bugünmüş,” diyerek tebessüm etti Aydın Bey ve ekledi: “Zaten bizim de bu pasajdan ayrılma vaktimiz geldi. Dışarıda, bağımsız bir yerde daha büyük bir mağaza açmalıyız.”
Bu sözler Niyazi’yi adeta şaşkına çevirdi. “Niye ki abi? Burada işlerin gayet güzeldi,” diyebildi sadece.
“Onu da başka bir zaman konuşuruz,” diyerek konuyu kapattı Aydın Bey.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 1 tepki
Yorumlar (17)
Berker K. dedi ki
30 Haziran 2026Yapılması gerekenler yapıldıktan sonra detayı önemli. İnsanlar yapması gerekeni yapmadan ikram yapmaya çalışıyor. samimiyetsiz olabiliyor rüşvet gibi… ama yerinde öncesi sağlam olan işin sonunda yapılmış bir ikram gerçekten müşteride aidiyet ve samimiyeti sağlıyor. Çok yerinde bir yazı olmuş
Nuran Öz dedi ki
9 Temmuz 2026Jestler tüm ilişkiler için çok önemli. Mecbur olduğun şeyi zaten yaparsın. Ama mecbur olmadan birilerini ikramlayabilmek, onu düşünebilmek çok kıymetli.
Işık dedi ki
9 Temmuz 2026Bir bilene sormak ne kadar kıymetli. Soru varsa cevap var. Adım adım soru geldikçe cevap vermek. Çok kıymetli.
Melike dedi ki
9 Temmuz 2026Yaptığımız büyük hatalardan biri de 25-30 yılda elde edilecek sonuçları bir iki yıl içinde kazanma isteğimiz
Büşra D. dedi ki
12 Temmuz 2026Ederi küçük ama etkisi büyük olan ikramlar.. hayatımızın başka hangi yerinde kullanabiliriz diye düşündürttü
selçuk canbilek dedi ki
12 Temmuz 2026Karşılıklı güven alıcı ve satıcı arasında bağa dönüşüyor. Ticarette müşteri ile bağ kurabilmek süreklilik için çok önemli.
Gülay dedi ki
12 Temmuz 2026Bir işte başarılı olmak sabır gerektiriyor oysa şimdi sabretmekte zorlanıyoruz istediğimiz bir şey anında olsun istiyoruz.
Ayrıca yaptığımız jestler yapmak zorunda olmadığımız için karşımızdaki insanda iyi bir izlenim bırakıyor ve güzel geri dönüşlere sebep oluyor.Tülin D dedi ki
12 Temmuz 2026Alışveriş sonrası ,beklemediğin bir anda jest yapılması kişiyi mutlu eden bir durum. Oranin tercih edilme sebebi olabilir böylece.Ticarette güzel bir strateji.
Melek Hekimhan dedi ki
13 Temmuz 2026Alışveriş bittikten sonra yapılan ikram aslında kişinin bu işi yapma kalitesinin işaretini vermekte.
Seviye zeren dedi ki
13 Temmuz 2026Yanında çalışan elemanına dükkan açmasına yardımcı olmak ne kadar kıymetli. Şu zamanda dükkan açmasına fırsat vermeyi bırak. yanından ayrılıp o işi yapmasını engellemek için uğraşanlar var. Bununla birlikte bunu karşındaki kişinin de hak etmesi gerekiyor. Yeni iş fırsatlarına destek olmak görevimiz.
Ywter ki doğru zamanda doğru kişiyi bulabilelim. Gerisi kolay...Fatih Baş dedi ki
14 Temmuz 2026ve günün sonunda akılda kalan hep o ufak ikram oluyor. İnsan aldığı üründen ziyade o ikramla hatırlıyor o dükkanı ama bu yapılması gerekenler yapıldıktan sonra geçerli olan bir durum.
Hilal dedi ki
14 Temmuz 2026İkram her zaman yüz güldürür. En çok da beklentinin olmadığı yerde. Alışveriş bitmiş, beklenti yok ve ikram varsa, kendini özel hissettiren bir jest oluyor.
RD dedi ki
17 Temmuz 2026Alışveriş yapıyorsun ve yanında küçük bir kutu :))
Ne kadar çekici, içinde ne var acaba diyerek açmak,küçük bir tebessüm etmek. Küçük bir kutu ama büyük bir etki.Ayşe B. dedi ki
17 Temmuz 2026Mevcut hizmetten memnun kalınca, insanların aklında kalan o küçük jestler ...
Kendini özel hissettiren...
Büyük bir şey olmasına gerek yok.
Sırı da bu...Cansu P. dedi ki
30 Temmuz 2026Küçük jestler her zaman mutlu ediyor ve bir bağ oluşturuyor gerçekten 🥰
Eylem dedi ki
30 Temmuz 2026Çaylar da bizim ikramımız olsun, bu da bizden olsun diyen yerlerden hep tebessümle ayrılıyoruz… Akılda kalan tekrar tercih edilen dükkanlar bunlar oluyor o yüzden…
Bünyamin Geldi dedi ki
1 Ağustos 2026Bir kıyafet satıcısından bir pantolon almıştım. Parçanın ölçüsünü aldı. Eleman ile terziye gönderdi. Pantolonu beklerken de bana kahve ısmarladı. 4 senedir aynı yerden pantolon alıyorum 😅.
