İşin Küçüğü Olmaz

İşin Küçüğü Olmaz

İşin Küçüğü Olmaz

3 dk okuma
1 tepki

Celal genç bir inşaat mühendisi olarak devlette çalışıyordu. Memurluk yaptığı yerde, alt yapı yatırımları biriminde görevliydi. Taşeron firmaların kepçe operatörü ve kamyon şoförlerini yönlendirmekteydi. Bu sebeple kepçeler ve kamyonlara ilişkin konuşmalara çok şahit oluyordu. Bulunduğu ortamda onu rahatsız eden bir şeyler vardı. Bazen, “bu memurluk pek bana göre değil” diye içinden geçiriyordu. Bir süre istemese de işine devam etti.

Bir müddet sonra işinden ayrılmak istediğini amirlerine iletti Celal. Bir kepçe ve kamyon alarak hafriyat işine girmek istediğini söyledi. Celal işinde çok başarılı ve sevilen bir memurdu. Onun ayrılmasını istemeseler de kararına saygı gösterdiler. Ona yapacağı işlerde kurum olarak destek vereceklerini de söylediler. 

Hemen kepçe ve kamyon araştırmaya başladı. Bu işi yapan büyük ve sıfır araçları olan müteahhitler vardı. Sıfır kepçe kamyon almaya birikimi yetmiyordu. Sektörde sevdiği bir büyüğünden tavsiye almayı düşündü. Faruk bey inşaat sektörünün büyüklerindendi. 

 “Celal, bu işe küçük başlamalısın. Sıfır araçlarla girmek doğru olmayabilir. Öncelikle ne kaybedeceğini bir görmelisin. İkinci el bir kepçe ve kamyonla bu işe bir giriş yapmalısın. Bir de bir iş geldiğinde küçük iş diye almamazlık etmeyeceksin” diye tavsiye verdi Faruk Bey. 

Faruk Bey’in tavsiyelerini dinleyen Celal, birikimleri ile ikinci el bir kepçe ve kamyon aldı. Tanıdıkları “hayırlı olsun” dileklerini sunuyordu. Bazen de canını sıkan konuşmalar kulağına  geliyordu. ”Bu iş tutmaz, bu araçlar iş görmez.” Olumsuz söylentilere kulak asmadan işine odaklanmıştı Celal. Sabahın ilk ışıklarında araçların yağ su kontrollerini yapıyordu. Onları çalıştırıyor, temizliğini yapıyor ve beklemeye başlıyordu.

İlk başlarda birkaç iş alabilmişti ancak bunlar da öyle para kazandıracak işler değildi. Zaman hızla ilerliyor ama bir türlü işleri istediği gibi olmuyordu. Kepçe operatörünün parası bile çıkmıyordu çoğu zaman. Bu zamanlarda Celal’in duyguları ağır basıyor, üzülüyordu. Böyle durumlarda hep “ne kaybederim” sözü aklına geliyordu. Üzerinde, araçları sıfır almamış olmasının rahatlığı vardı. Sıfır almış olsaydı, nasıl ödeyecekti taksitlerini? “En kötüsü, yarı fiyatına satarım araçları” diyerek kendini teselli ediyordu.

Celal sık sık Faruk beyle görüşüp onu tavsiyelerini alıyordu. Bazen ondan işler geliyor ve çok düzgün bir şekilde teslim ediyordu. Celal’in disiplini ve samimiyeti Faruk Bey’in dikkatinden kaçmıyordu. Faruk Bey ihale dosyalarını hazırlama ve takip işlerini ona veriyordu. 

Faruk Bey onu farklı zamanlarda diğer firmalara da yönlendiriyordu. “İşin küçüğü olmaz. İşler küçük küçük büyür” derdi Faruk Bey. 

Yavaş yavaş inşaat sektöründe hatırı sayılır bir çevre oluşturmaya başladı Celal. Sabah iş makinalarını çalıştırıp seslerini dinlemek hoşuna gidiyordu. Günün kalan kısımlarını diğer inşaat firmalarında geçiriyordu. Küçük küçük işler oluyor, günler gelip geçmeye devam ediyordu.

Bir gün Celal’ı eski çalıştığı iş yerinden aradılar. Yaşadıkları şehrin çok uzağında küçük bir iş vardı. Büyük firmalar bu işi küçük bir iş diye almamışlardı. Celal hemen teklifi kabul etti. Bu iş, bir dağ köyünde içme suyu hattı projesiydi. Faruk bey de bu işe çok sevindi. Celal’e araçlarını bölgeye götürmek için nakliye konusunda destek verdi. 

Birkaç gün sonra bölgeye ulaştılar. Küçük şantiye çadırlarını kurup çalışmalara başladılar. Bu işi çok kısa sürede teslim ettiler. Hemen devamında birkaç tane köprü yapım işi eklendi.

İşler artmaya, işçiler çoğalmaya başladı. Celal bölgede adından söz edilen bir müteahhit olmuştu artık. Sürekli farklı projeler geliyor ve teklifler hazırlıyordu. En çok severek yaptığı işler, köylere su götürmekti. İşleri çok düşük kârlarla yapıyordu. Bu sebeple bir müddet sonra işlere yetişemez oldu. Yeni şantiyeler kuruyor ve gelişiyordu. Şirketine yetenekli yeni yeni mühendisleri alıyordu. On yıl içinde bölgede adından söz edilen bir müteahhit olmuştu. 

Ticaret hayatında aldığı tüm yeni yatırım kararlarında hep genel prensibi şuydu: 

“İşin küçüğü olmaz…”

Etiketler:#başarı#iş hayatı#ticaret
Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 1 tepki

Yorumlar (15)

  • selçuk c dedi ki

    21 Şubat 2026

    Çok kar amacı güdülmeden hayırda yapılan işlerin bereketi ve mutluluğu ne de çok. Ama insan bunu yakalayabilirse!

  • Murat Y ıldız dedi ki

    24 Şubat 2026

    Ticaretteki deneyim alacaımız kişiler çok önemli,İlk defa gireceği işe yeni ve pahalı makinalarla girmiş olsaydı ilerleme imkanı olmazdı çünkü insan seviyesinin üzerinde bir işe kalkıştığı zaman strese girer ve kaybedebilir.

  • Fatih B. dedi ki

    25 Şubat 2026

    Basiti basite almadığında insan büyük işleri yapabiliyor.

    • Naz A. dedi ki

      5 Mart 2026

      Küçük gördüğümüz şeyler, büyük işler yapabilmemizi sağlar. O zaman “İşin küçüğü olmaz…”

  • Ekrem Ç. dedi ki

    27 Şubat 2026

    Başlayacağın her işe basitten başla, az imkanla başla ve sabret. Sonra adım adım gidersin zaten.

  • Eda kaya dedi ki

    27 Şubat 2026

    Başlığından da anlaşıldığı gibi işin küçüğü olmaz aslında başlık bile bize açıklamaya yetiyor. Bir işe başladığımızda direk sonuç almayı beklemek yerine bunun zaman alacağının bilincince olarak uzun vadeli düşünmeyle, buna göre hareket etmekle olacağını anlatması ayrı bir detay. Ki zaten bir çoğumuz bunun farkında olsakta direk sonuç bekliyoruz alamayıncada pes ediyoruz. Bunun farkında olup bunun bilinciyle hareket edenler ise başarıya diğerlerine göre daha gözle görülür oluyor.

  • Berker K. dedi ki

    2 Mart 2026

    Büyükler azı olmayanın çoğu olmaz derdi ne kadar doğru demişler.

  • Işık dedi ki

    5 Mart 2026

    İnsan hep büyük başarıların peşinde koşuyor. Büyük olursa başarı olacakmış gibi öğretilmiş. Oysa azı olmayanın çoğu da olmaz. karıncalar küçük küçük görütüyor yuvalarına. Minicik parçalar taşıyorlar. Bir oluyor bereketi artıyor sonra...

  • Aslı S. dedi ki

    5 Mart 2026

    Bereket işin küçüğündedir.
    Az'lar çoğalır bereketlenir.
    Emeğinize sağlık⚘️

  • Neşe İ dedi ki

    5 Mart 2026

    İnsanın firması, işi büyüse de hiçbir şeyi küçük görmemesi değil mi onu yükselten?

  • Fatma D. dedi ki

    6 Mart 2026

    Tıpkı bebeğin emeklemesi, yürümesi, koşması gibi
    Büyük hayallere küçük adımlara…

  • Zeynep A. dedi ki

    11 Mart 2026

    Küçüğe küçük demedikçe büyüyebiliyoruz :) Küçüğün değerini bilebilmek ne kıymetli aslında...

  • Ukbe U. dedi ki

    15 Haziran 2026

    İşe küçük başlayarak ne kaybedeceğini görebilmek…
    İnsana hayatında veya ticaretinde kaybedeceği şeyi deşifre edebilmesine yardımcı olacak güzel bir yöntem sunan faydalı bir yazı olmuş.

  • Bünyamin G. dedi ki

    9 Ağustos 2026

    Bir atasözü geldi aklıma bu yazıyı okurken; aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz.

  • Hilâl dedi ki

    22 Ekim 2026

    Küçük işleri büyük özenle yapanlar, toplamda büyük kazanırlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.