
Öngörülü Olmak
“Abi, ne yaptın, tablo hazır mı?” sesiyle irkildi Ahmet.
Sesin sahibi, uzun zamandır birlikte proje tasarladığı Faruk'tu.
Ahmet proje ile ilgili teknik konulara hâkimdi. Faruk ise işin yönetim ve finans kısımlarıyla ilgileniyordu. İkisi de idealist insanlardı.
“Sayılır…” diye cevap verdi Ahmet. Konsantrasyonunu bozmak istemediği, her hâlinden belliydi.
“Tüm iş kalemlerini listeledim. Güzel bir Excel tablosu oluştu. Listedeki her ekipmanın yanında kısaca özellikleri yer alıyor. Ayrıca her birinin, projenin hangi aşamasında kullanılacağını da ekledim.”
Yapacakları iş, bir müze sanallaştırma projesiydi. Müzedeki tarihî eserlerin, adeta dokunulabilecekmiş hissi uyandıran sanal kopyalarını hazırlayacaklardı. Binlerce eseri farklı açılardan görüntüleyerek, ziyaretçilerin onları en ince ayrıntısına kadar incelemesine imkân tanıyacak bir proje geliştiriyorlardı.
Ahmet, projeye büyük bir heyecanla yaklaşıyordu. Teknolojiyi yakından takip ediyor, dünyadaki örneklerini inceliyor, en güncel gelişmeleri projeye entegre etmek istiyordu. Bu projeyle alakalı en büyük hayali; üç boyutlu hologram görüntülemeyi sisteme entegre etmekti.
“Bunu yaparsak alanında eşsiz bir ürün ortaya çıkabilir,” diye birkaç kez söylemişti.
Faruk ise daha temkinliydi ve sadeliğe odaklanmıştı.
“Önce en yalın hâlini yapalım, gerekirse sonra geliştiririz,” anlayışıyla hareket ediyordu.
Proje çalışmaları belli bir seviyeye geldikten sonra Faruk maliyetleri görmek istedi.
Ahmet, hologramla ilgili detayları da listeye opsiyonel olarak eklemişti.
Önce anlamak lazım
Faruk, Ahmet’in gönderdiği tabloyu inceledi. Tablodaki tüm detayları kontrol etti, anlamadığı yerleri sordu. Fazlaca teknik terim vardı. “Önce anlamam lazım," diye geçirdi içinden.
Tabloyu incelediğinde işin maliyetinin 1 milyon TL’ye ulaştığını gördü. Rakamların yüksekliği onu düşündürüyor ve huzursuz ediyordu.
“Bizim bütçemiz zaten 1 milyon TL civarında. Çok sınırlarda geziniyoruz. Bu yükle projeyi başlatmak doğru olmaz.”
“Ama böyle bir fırsat her zaman gelmez. Bu projeyi başarıyla tamamlarsak hem adımız duyulur hem de bu yatırımın karşılığını fazlasıyla alırız,” dedi Ahmet.
Faruk başını salladı.
“Haklısın! Tanınırız ama bir problem olursa kötü tanınırız. Bak Ahmet! Ben de bu projenin başarılı olacağına inanıyorum. Ama bu haliyle ve mevcut bütçeyle kendimize hareket alanı bırakmıyoruz. En ufak bir aksilikte elimiz kolumuz bağlanır.”
Ahmet'in tadı kaçmıştı.
“Ne yapacağız peki?”
“Yapılacak şey belli,” dedi Faruk. “Üç boyutlu hologram konusunu devre dışı bırakırsak proje maliyeti 650 - 700 bin TL civarına iniyor. Bütçemiz 1 milyon TL. Böylece kendimize hareket alanı bırakmış oluruz.”
Ardından Ahmet'e tekrar dönerek;
“Abi, seni anlıyorum. Bu proje senin için çok önemli. Emin ol, benim için de öyle. Ama şu an ben sadece bugünü değil, projenin devamını da düşünüyorum. Bunu belki bugün değil ama proje tamamlandığında sen de anlayacaksın.”
Ahmet o anda tam ikna olmamıştı ama Faruk’un ısrarı üzerine onun dediği şekilde hareket etmeye karar verdiler.
Proje ilerledikçe hesapta olmayan masraflar birer birer ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan en büyüğü, proje için alınan ışık sistemiyle ilgiliydi. Müze yönetimi, tarihî eserlere verebileceği olası zarar nedeniyle ışık sisteminin değiştirilmesini istemişti. Bu durumda yeni bir ışık sistemi satın almak zorunda kaldılar.
Ahmet, hesapları yeniden gözden geçirirken Faruk’a dönüp;
“İyi ki kenarda bütçemiz vardı. Yoksa ne yapardık? Borçla bu çarkı zor döndürürdük.” dedi.
Faruk’un o gün arkasında durduğu karar, projenin en kritik anlarında onlara hareket alanı sağlamıştı. Proje planladıklarından bir miktar sapmayla da olsa başarıyla tamamlandı.
Proje sonunda Ahmet, Faruk’u daha iyi anlamıştı;
Başarıya götüren unsur sadece büyük hedefler kurmak değil, aynı zamanda her adımı öngörüyle atabilmekti.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 11 tepki
Yorumlar (25)
Bünyamin G. dedi ki
7 Ağustos 2026Proje maliyetleri hesaplanırken görünmeyen giderleri de hesaba katmak insanın güvenli bölgede kalmasını sağlar.
Zeynep A. dedi ki
22 Eylül 2026Başarıya gidebilmek için öngörü ne kadar da kıymetli...
Sibel dedi ki
5 Ekim 2026Ticareti bilmek çok kıymetli.
Görkem A dedi ki
5 Ekim 2026Eskilerinde dediği gibi tedbiri elden bırakmamak çok önemli ki. Hele hesapta hiç olmayan işler için.
Zeynep D. dedi ki
12 Ekim 2026Bir işe başlarken temkinli olmakta fayda var
Ceyda D. dedi ki
11 Ekim 2026Ticarette hesapta olmayan durumlara da pay bırakmak çok kritik.
Fatma B. dedi ki
11 Ekim 2026Hayatta çoğunlukla atladığımız ve göz ardı edip gol yediğimiz yere dikkat çekmişsiniz. Tedbir almamak ve öngörülü olamamak. Yolda karşımıza çıkacak kasisleri hiç hesaplamıyoruz. Sonra da gelsin hayal kırıklıkları, bu terslikler zaten beni bulur nidaları...
Uğur K. dedi ki
12 Ekim 2026Bu hayattaki en büyük konfor öngörebilmek. İnsan belirsizliğe adım atınca çok zorlanır ama o yolda ne ile karşılaştığını öngördüğünde zihni dahada rahatlar.
Uğur K. dedi ki
12 Ekim 2026Bu hayattaki en büyük konfor öngörebilmek.
Ayten dedi ki
12 Ekim 2026Ne adım atamayacak kadar risk odaklı, Ne duramayacak kadar getiri odaklı, dengede gitmek en doğrusu, elinize sağlık
FARUK GÜNDOĞDU dedi ki
12 Ekim 2026ÖNGÜRÜLENEN ÖNGÖRÜLENEMEYEN GİDERLER...
İNSAN ADIMI ATARKEN HERŞEY YOLUNDA GİDECEK OLARAK DÜŞÜNÜYOR.
HERŞEYİ GÖRDÜM ZANNEDİYOR.. HELE Kİ İSTEKLERİ TAVAN OLUNCA....Tülin D dedi ki
12 Ekim 2026Ticarette temkinli ilerlemek her zaman iyidir.
Gülay dedi ki
12 Ekim 2026Her adımı ön görmek, sabırlı olmak ve sınırlarda hareket etmemek işteki başarı için önemli kriterlerden.
Eylem dedi ki
15 Ekim 2026Büyüklerimizin her zaman iş yapacaksan evdekilerin hakkını da kenara koy ne olur ne olmaz hayat bu, kenarda bir tedbirin olsun derlerdi… Hayat bizim planladığımızdan farklı şekilde gelişiyor o tedbirin önemini o zaman anlıyoruz..
Yeşim Gülergün dedi ki
15 Ekim 2026Eskiden insanlar hep kötü gün parası diye bir para ayırırmış... Günümüzde ise birçok şeye ''pozitif düşün, kötüyü düşünme'' diyerek başlıyoruz. İlişkilerimizde de böyle. İnsanlarla yürüttüğümüz ilişkilerde hesapta olmayan birşey çıkınca birden terk ediyoruz. ''herşeyimi sana verdim ben. zamanımı, ömrümü, sevgimi sana akıttım'' cümlelerini kullanıyoruz. Her şeyi verince kötü günler geldiğinde verecek duygumuz, sabrımız, tahammülümüz kalmıyor. ''sana verecek kredim kalmadı, cebimde bu ilişkiye yatıracak 5 kuruş yok'' diyoruz. Hareket edecek yer kalmayınca harekette olmuyor. Hareketin olmadığı yerde ilişkide olmuyor.
Naz Akgümüş dedi ki
15 Ekim 2026Başarılı bir proje için sadece atılım yapmak, risk almak değil, öncesinde aldığımız tedbirler de önemlidir.
Esra solmaz dedi ki
15 Ekim 2026Ticarette ve hayatta tedbirli olmak geleceğe yatırım yapmaktır bir nevi..
Işık dedi ki
15 Ekim 2026Elinde ne var ne yoksa bir işe girmek risk almak değil başarısız olmayı göze almak… kenarda yedek akçe olması riskleri bertaraf edecek bir şans veriyor insana.
Dilek Ulutaş dedi ki
15 Ekim 2026Bazen ya yanlış öngörüden,
bazen de öngörüyü bile bile vardığımız bir nokta.
Güncel hayatta çoğumuzun düştüğü bir durum.
Yemek yaparken bile,
eldeki malzemelerle o yemeğin çıkmayacağını yada o lezzetin olmayacağını bildiğimiz halde o yemeği yapmaya başlamalarımız gibi.
Sonu pişmanlık.
Ve mutlaka seni o adıma atmadan önce uyaran bir yada bir kaç "Faruk" var.
Hem öngörülü olup o sonucu bile bile başlıyorum hem de öngörümü destekleyen insanların varlığına rağmen başlıyorum.TUĞÇE ŞİNİK dedi ki
15 Ekim 2026Yeni bir anlaşma yapmadan bu yazıyı herkesin okuması lazım bazı kararlar alırken önünü arkasını riskleri göze almak lazım
Mustafa değirmenci dedi ki
15 Ekim 2026İnsan karıncaya benzer bazen kışı hesaplayıp yazdan çalışmak gibi.
Hayat olası risklere karşı insanı tedbir almak zorunda bırakmalıdırki önüne ansızın çıkacak olan engelde aksilik yaşanmasın .yağışlı havada yavaş araba sürmek buzda zencir takmak kazadan önce yapılmalıdır sonradan çok akıl veren olmasın.
İnsanlarınherzaman hırslarını kontrol etmesi gerekir .önündeki fırsatın onun için son fırsat olmadığını bilmesi gerekir.
Dingin hayat herzaman mutluluktur .evdeki hesap herzaman çarşının hesabına uymaz..Onu bilip ayağımızı yorganımın göre uzatmaları.
Yoksa hemen emekler ziyan olur hemde mutlu olmak hayal olur.
Fatih B. dedi ki
16 Ekim 2026Çok sınırlarda gezmek en ufak hatayı bile kaldırmaz. Her zaman her şey beklediğmiz gibi gitmiyor. bunun başarılı olmasıyla alaklaı bir temennimiz oluyor ama o sadece bir temenni gerçeklik değil. İnsan doğru yerlere odaklandıkça ticarette öngören olmaya başlıyor.
Melike Ç. dedi ki
21 Ekim 2026Sadece işi bilmek değil, riskleri öngörebilecek bir ferasete sahip olmak insanı başarıya ulaştırıyor.
Hilâl dedi ki
22 Ekim 2026Hiçbir proje planlandığı gibi gitmez :) Bu nedenle hazırlık aşamasında çok prosedür, icraat evresinde ise çok proses olmak gerekir.
Meltem UZUN dedi ki
23 Ekim 2026Başarı kazançlar yanında riskleri de öngörebilenlerin, temkinli yaklaşanların oluyor.
