
Problem Çözmede Ustalık
Güneş, inşaatın üst katındaki kalıpları aydınlatıyor, yandaki şantiyeden çekiç sesleri yükseliyordu. Ahmet o sabah yine erkenden gelmişti. Üşüyen ellerini ovuşturarak üst kata çıktı, kalıpları kontrol etti. Soğuk bir kış sabahıydı ama güneş içini ısıtıyordu. İşini bitirince aşağı indi, ısınmak için ateş yaktı. Alevlere dalarken, yıllar önce aynı ateşin başında, başladığı günler aklına düştü.
Ahmet, ilkokuldan sonra okumak istememiş ve inşaatta çalışmaya başlamıştı. Ustaları, sektörde adı bilinen ve sürekli iş alan, yetkin kişilerdi; tempo yüksekti. İşte böyle bir ortamda başlamıştı.
Her gün koştura koştura gider, şantiyede uzun saatler çalışırdı. İlk yıllarında ücreti epey düşüktü. Bunun, sürecin bir parçası olduğunu bilmiş ve sabırla ilerlemişti. Zorluklar bazen onu yorsa da işini sevdiğinden sesini çıkarmamıştı. Kendisi gibi çırak olan birçok yaşıtı vardı fakat sabır gösterenler azdı. Sürece uyum sağlayamayanlar hemen eleniyordu. Ahmet’in farkı, sakin ve kararlı oluşuydu. Verilen işleri özenle yapıyor, basit görevlerde bile titizlik gösteriyordu. O günlerde kaba temizlik, ortalığı toplama gibi kimsenin önemsemediği işleri üstleniyordu. Gösterdiği sabır ve disiplinden dolayı üstlerinin dikkatini hızlıca çekmişti.
Zamanla detaylı işlerde görev almaya başlamıştı. İzinli günlerinde de tanıdıklarının küçük işlerine yardım ediyor, yavaş yavaş sorumluluk alıyordu. İlk ciddi denemesi, komşusunun depo inşaatında olmuştu. Ortaya çıkan iş, çevresindekilerin dikkatini çekmiş, yaptıkları beğenilmeye başlanmıştı. Mahalledeki arkadaşı “büyük usta” diye takılsa da Ahmet bu sözle arasına mesafe koyuyordu. Önemli olan işini doğru yapmaktı. Bu yüzden Ahmet, uygulayan biri olmaktan ziyade danışılan hâline getirmişti.
Sürece uyumlu davranmak
Bir akşam eve amcası geldi. Ahmet’in son zamanlardaki gelişimini fark etmişti. Bundan dolayı onu tebrik etti. “Artık kalfa olmuşsun” diyerek gülümsedi. Ve ekledi; “Kalfalığa uyumlanıp doğru sabredebilenlere ustalık nasip olur. Unutma! İnsan, İstediğini yaparak değil, sürecinin bedellerine uyumlu olarak hedeflere ulaşılabilir. O yüzden geçtiğin evreye uyum sağlamayı bilmelisin.”
Amcasının sözleri Ahmet’in kulağına küpe oldu. Artık çırak gibi değil, kalfa sorumluluğuyla hareket ediyordu. Yaptığı işin kalitesine özellikle dikkat ediyor, kendisine anlatılan işleri verimli ve sağlam şekilde çözüyordu. Zamanla insanların kendisine olan güveni artıyordu. Bu ise beraberinde sorumluluklar getiriyordu. Ahmet, uyumlu çalışabileceği bir ekip kurmuştu. Böylece daha büyük işleri almaya başlamıştı. Attığı emin adımlar onu ustalığa biraz daha yaklaştırıyor, adı da sektörde iyice duyuluyordu.
Ahmet artık iyi bir usta olmuştu ve bulunduğu süreci iyi yönetiyordu. Daha sonra inşaat malzemeleri konusunda piyasada bir eksiklik olduğunu fark etti. Sahada edindiği tecrübeyle doğru malzemeye ulaşmanın çoğu zaman en büyük problem olduğunu görmüştü. Bu sebeple, inşaat malzemeleri ticaretine girmeye karar verdi. Bir akşam bu fikrini ailesiyle paylaştı; amcası da oradaydı. Ahmet’i dikkatle dinledikten sonra gülümsedi. “Ustalığını kabul ettirdin,” dedi. Ardından ekledi: “Şimdi başka bir yola giriyorsun. Önceki süreçlerine nasıl uyum sağladıysan, buna da sağlarsın.” Bu sözler Ahmet’e tanıdık gelmişti, birden şevklendi. Amcasına teşekkür etti; ne yapması gerektiğini biliyordu.
Kısa süre içinde iş yeri açmıştı. Burada amacı hiçbir zaman sadece satış yapmak olmadı. Her müşterinin ihtiyacını anlamaya odaklanıyordu. Yaklaşımı insanlara güven vermiş, çoğu müşterisini böyle kazanmıştı.
Çözüm odaklı çalışmak
Ahmet, işini sadece malzeme satışıyla sınırlı görmüyordu. İnşaatın temelden satışa kadar uzanan sürecini bütün olarak ele alıyordu. Müşterilerin ihtiyaçlarını detayına kadar değerlendiriyor, en doğru ve faydalı çözümlerle müşterilerinin işini görüyordu. Onun için doğru yönlendirme satıştan bile önemliydi. Bu yüzden kendisinden alışveriş yapmayanlara bile yardımcı olmaktan geri durmuyordu. Böylece çevresinde güven veren, çözüm ustası biri olarak anılmaya başlamıştı. Farklı ihtiyaçlara göre öneriler sunuyordu. Örneğin; soğuk bölgelerden gelenlere izolasyonlu malzemeler, yoğun yağış alan yerler için ise kendini kanıtlamış çatı çözümleri tavsiye ediyordu.
Zamanla fark etti ki; insanlar kendilerine mal satılmasından değil, mal almaktan hoşlanıyordu. Bu anlayış, firmanın diline de yansıdı. Sloganları “İnşaatta çözüm bizim işimiz.” Olmuştu. Bu söz, yaşanmış bir sürecin karşılığıydı.
Yanan ateşe bakarken, rahmetli amcasının söylediği söz zihninde yeniden belirdi: İstediğini yaparak değil, bulunduğun sürecin bedellerine uyumlu olarak hedeflerine ulaşabilirsin…
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 1 tepki
Yorumlar (11)
selçuk canbilek dedi ki
16 Mayıs 2026Bolluk ve kıtlık dönemlerinde de sabırla amacına odaklanmak ve ihtiyaç gidermek ne bereketli ve keyif verici. Elinize sağlık...
Muhammed K. dedi ki
18 Mayıs 2026Ustalığını kabul ettirmek...
Havvanur Sözüer dedi ki
22 Mayıs 2026Günümüzde insanlar üniversitelerden mezun olur olmaz iyi mevkilerde işler istiyorlar. Merdivenin ilk basamaklarına çıkmaya çalışırken yaşanılan zorluğu, o zorluklara rağmen pes etmeden ilerlemeyi bilmeyen birisi ilk işinde zirveye gelirse o zirveye ne kadar kıymet verebilir ki.
Melike Ç. dedi ki
29 Mayıs 2026İnşaat zor bir sektör... Çalışmak da tutunmak da ustalaşmak da zor. Güzel bir başarı serüveni :)
Ukbe U. dedi ki
12 Haziran 2026Bulunduğumuz ortama uyumlu olmanın hayatın her alanında önemli olduğunu görüyoruz. Tıpkı bir balığın karada uzun süre yaşayamayacağı veya bir insanın denizin altında uzun süre kalamayacağı gibi... Sürekliliği sağlayamadığımız yerde de başarıya ulaşmamız mümkün görünmüyor. Dolayısıyla hayatta başarıya ulaşmak için bulunduğumuz sürece uyumlu davranmamız gerektiğini anlatan faydalı ve güzel bir yazı olmuş. Elinize ve emeğinize sağlık.
Murat Y. dedi ki
12 Haziran 2026İnsan ustalığını patronluguda çıraklığında dizayn ediyor... Samimiyet ve güven verince çıktığı yerde kalabiliyor..
Selmin hamidioğlu dedi ki
26 Haziran 2026Başarıya ulaşmak çok zor gibi görünse de, mümkün olabiliyormuş.
Yeter ki sabır ve azim olsunTülin D dedi ki
12 Temmuz 2026İnsanın ne iş yaparsa yapsın en iyisini yapmaya çalışması ve uyum sağlaması , kişiyi mutlaka başarıya götürecektir.
İpek K. dedi ki
16 Temmuz 2026Bir alanda her sürecinin hakkını vermek, adım adım ilerlemek başarıya ulaştırıyor. O süreçlerin hakkını verdiğinde müşterinin gerçek ihtiyacını bilerek almasına sebep oluşturuluyor. O zaman mesele elindeki malı satmak değil, müşterinin asıl ihtiyacını karşılamak oluyor.
Bünyamin G. dedi ki
2 Ağustos 2026Aslında karşımızdakinin ihtiyaçlarını giderdiğimizde o kişi artık başka yere gitme ihtiyacı da duymuyor. Otomatikman devamlı müşteri olmuş oluyor. Biz de sürekli yeni müşteri bulmak zorunda kalmıyoruz.
Hilâl dedi ki
22 Ekim 2026Müşterinin lehine olduğunda müşteri daimi olmaya başlıyor. Müşterinin lehinde olmak, bazen ona hayır demek anlamına da geliyor. Çünkü bazen müşteri kendi kendinin aleyhine olabiliyor.
