Üretmeden Tükettiklerimiz

Üretmeden Tükettiklerimiz

Üretmeden Tükettiklerimiz

3 dk okuma

Çöl sıcağını andıran bir Haziran günüydü. Güneş ışığının içeri girmemesi için ofisin stor perdeleri kapatılmıştı. Klimalardan gelen serin hava ofisin her yerini kaplamıştı. Saat dokuzu birkaç dakika geçe ofise geldi. İlk olarak ofis görevlisinden kahvesini istedi. Çalışanları ile günlük iş planı üzerinden geçtikten sonra kendi odasına çekildi.

Alptekin bir reklam firmasının sahibiydi. Sektörün önde gelen firmaları arasına girmeyi hedefliyordu. Bunun için de kesenin ağzını açmıştı. Piyasaya iddialı bir giriş yapmak adına büyük reklam firmalarının bulunduğu plazada pahalı bir ofis kiralamıştı. Firmada kendisi ile birlikte 5 personel çalışıyordu. 2 personeli potansiyel müşterilerle görüşme yapmak üzere her gün dışarı gönderiyordu. Bir personel müşterileri telefonla aramak amacıyla ofiste duruyordu. Kendisine çay kahve yapması ve ofis işlerini yürütmesi için de bir personel çalıştırıyordu.

Masraftan kaçınmayan Alptekin'in firmayı kurmak için yeterli sermayesi bulunmuyordu. Kuruluş için kalan sermayeyi, emekli öğretmen olan babasından istemişti. Babası ise oğlunun bu isteğini bankadan kredi çekerek karşılamıştı.

Firma kurulalı yaklaşık 3-4 ay olmasına rağmen, ufak tefek reklam işleri almaya başlamıştı. Bu işler genelde elemanlarının yüz yüze yaptığı görüşmeler veya telefon görüşmeleri sonucunda bulunuyordu. Müşterilere fiyat teklifleri verirken, kendisi gibi aynı işi yapan firmaların fiyatlarını referans alıyordu.

Alptekin, çevresinin yeteri kadar geniş olması durumunda daha fazla iş alacağını düşünüyordu. Bunun için itibardan tasarruf olmazdı. Her ay veya iki ayda bir, reklam firmaların patronlarının katıldığı yemekli ve eğlenceli toplantılar oluyordu. Alptekin de çevre yapmak için bu pahalı etkinliklere katılıyordu. Etkili görünmek adına pahalı kıyafetler giyiyor ve pahalı aksesuarlar takıyordu. Reklam sektöründe bu şekilde yer edineceğine inanıyordu.

Hal böyleyken Alptekin'in firmasının gelirleri işletme giderlerini karşılayamıyordu. Bu durumda Alptekin, babasından veya çevresinden para bularak günü idare etmeye çalışıyordu. Bu durum ancak 6 ay devam edebildi. Sonrasında Alptekin işyerini kapatmak zorunda kaldı.

Firma neden iflas etti?

Peki burada sorun neydi? Öncelikle Alptekin, henüz para kazanmadan kazanmış gibi davranıyordu. Yani daha kazanmadan harcamaya başlamıştı. Yaptıkları ufak tefek işlerden gelen paraları, sanki bunlar kâr imiş gibi harcıyordu. Firmayı kurarken aldığı kredileri geri ödemek gibi bir düşüncesi de yoktu. Zaten firmayı kurarken işletme sermayesini de dikkate almamıştı. Buna rağmen eline geçen azıcık parayı da hemen harcıyordu.

Peki kazanmadığı halde başka neleri harcamıştı Alptekin?

Zaman...

Firma yeni kurulmuş olmasına rağmen, Alptekin sanki patronmuş gibi davranıyordu; çalışanlardan sonra işyerine geliyordu. Oysa yeni kurulan bir firmada patron herkesten önce gelmeli, herkesten sonra çıkmalıydı.

Mekan...

Yeni kurulmuş firmanın, piyasada yer edinmiş firmalarla aynı plazada kurulmuş olması bir hataydı. Zira işyeri kirası büyük bir gider kalemi oluşturuyordu. Firmanın, kirası daha uygun bir mekanda olması tercih edilmeliydi.

Personel...

Henüz iş hacmi oluşmadan, firmada fazla sayıda personel çalıştırmaya başlamıştı. İlk başta sadece tek personel ile başlaması gerekirdi. Potansiyel müşterilerle görüşmeye elemanlarını göndermek yerine kendisi gitmeliydi. Hatta çayını kahvesini bile kendisi yapmalıydı. İş hacmi arttıktan sonra ihtiyaca göre yeni personel almalıydı.

Çevre...

Alptekin, iş çevresini sadece onlarla yemekli etkinliklere katılmak için kullanıyordu. Diğer patronlarla olan samimiyetinin kendine yeni iş fırsatı sağlayacağına inanmıştı. Patronların başarıya ulaşırken edindiği deneyimleri ise hiç merak etmiyordu. Oysa onlardan, nasıl daha başarılı olunacağı konusunda deneyimler alabilirdi. Asıl kıymetli olan bu değil miydi? Firmasının sunduğu hizmetlerin kalitesini artırmak için piyasanın deneyimine başvurmak...

Müşteri...

Daha yeni kurulmuş bir firmaydı. Buna rağmen fiyat tekliflerinde, diğer firmalarla aynı rakamları veriyordu. Aynı işi aynı fiyata yaptıracak olan müşteriler neden reklam firmalarını değiştirsinler ki? Aynı hizmet için daha düşük bir fiyat teklifi vermesi veya aynı paraya daha kaliteli bir hizmet sunması gerekirdi. Güven oluşturmak da ayrı bir faktör.

Sonuç olarak; sadece para değil, birçok konuda daha üretmeden tüketme yoluna gittiği için başarısız olmuş ve firması iflas etmişti.

Peki, sizin hayatınızda üretmeden tükettiğiniz neler var?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (18)

  • selçuk canbilek dedi ki

    21 Mart 2026

    Sıklıkla karşılaşılan bir öykü. Çevreye baktığımızda hiç yabancı gelmiyor.

    • Uğur K. dedi ki

      13 Nisan 2026

      İnsan yeni bir işe başlarken gelir gider dengesini çok iyi kurmalı yoksa ufak ufak giderler artıkça sorun yaşamaya başlıyor. Şu an günümüzde çoğu batan firmanın hep ağızlarında şu lafı duyuyoruz. Cıroyu kâr gördük. Bu yüzden battık. Ama insanı en çok batıran gereksiz tüketimleri oluyor ne yazık ki.

  • Serhat Dönmez dedi ki

    21 Mart 2026

    Aynı makalede yazdığı gibi günümüzde insan lar hiç üretim yapmadan çalışmadan emek harcamadan patron olmak istiyor veya Sevgi yi saygı saygıyı da emek harcamadan istiyor

  • Zeynep A. dedi ki

    27 Mart 2026

    Üretmeden tüketmeye başlamak... Başarmak istediklerimizin önünde ne büyük bir engel...

  • Haşim Sümertaş dedi ki

    29 Mart 2026

    İnsanların bir çoğu üretimden keyif almayı değilde, tüketimden keyif almayı hedefledikleri için genelde sonuç bu oluyor malesef.

  • Işık dedi ki

    2 Nisan 2026

    Hayatın her aşanında böyleyiz sın zamanlarda. 3 üretelim 5 harcayalım istiyoruz. 5 harcayamasak bile 5 harcarmış gibi görünsün istiyoruz. Oysa 3 üretsek bile 3 tüketim hakkımız yok. Bu dengeyi bir kursak çok konforlu bir hayat süreceğiz.

  • Aslı S. dedi ki

    2 Nisan 2026

    Henüz bizim olmayanlara bizimmiş muamelesi yapmak ilerde sahip olacaklarımızın elimizden alınmasına sebep olabiliyor.
    Emeğinize sağlık⚘️

  • Fatma B. dedi ki

    12 Nisan 2026

    İş yerine sabah gelince önce kahve ile başlayıp arkadaşlarla küçük bir kritik yapalım dediğin an, sohbet uzuyor, bazen dertleşiliyor, 1-2 saat kaynayıp gidiyor. Tam tersi iş ile başlayınca, ilerliyorsun, şunu da halledeyim, bunu da sonuçlandırayım derken iş yükünü hafifletmişsin. Aynı gün içinde bazı işlerin bitmesi mümkün oluyor. Arkasından içtiğin kahve, hak edilmiş bir hisle daha keyifli ve dinlendirici geliyor.

  • Muhammed K. dedi ki

    15 Nisan 2026

    Birşeyler için çabalaman verdiği mutluluktansa harcamanın getirdiği anlık keyifleri istiyoruz , belki de ayırımı doğru yapmamız gerekiyordur.

  • Serkan dedi ki

    15 Nisan 2026

    Daha yürümeyi öğrenmeden koşmaya çalışmanın sonucu muhakkak düşüş oluyor.

  • H Ulku dedi ki

    16 Nisan 2026

    "patronlarla olan samimiyetinin kendine yeni iş fırsatı sağlayacağına inanmıştı. Patronların başarıya ulaşırken edindiği deneyimleri ise hiç merak etmiyordu" ne kadar gözümüzün önünde bir durum ve sürekli düştüğümüz bir hata..

  • Ukbe U. dedi ki

    18 Nisan 2026

    İnsanın aklına ne zaman yeni bir iş fikri gelse önce o işten kazanacağı rakamları düşünmeye başlıyor. Hatta kazanmadığı parayı nerelere harcayacağının planını bile yapıyor. Halbuki önce üretmeye odaklanmalı insan ki tüketme hakkı olsun. Bunun için de önce işinin cefasını çekmeye hazır olmalı…

  • Bilge Hanım dedi ki

    24 Nisan 2026

    Henüz ay sonu gelmeden taksitli alınan yemek tabakları:(.. yeni işe girince hemen maaşla ne yaparım hayalleri olabiliyor maalesef.. Alptekinde görüyoruz ki önce kazan, biriktir deneyim çıkart :)

  • B.G. dedi ki

    24 Nisan 2026

    Galiba insanların patron olma egoları var. Ilk başta o şirketin patronu da elemanı da kendisi olsaydı bu kadar genel gideri de olmayacaktı.

  • Ayşe Bulut dedi ki

    24 Nisan 2026

    İş için bütün şartları oluşturmak O işte her şey yolunda gidecek demek değil.
    İlk başta hiçbir şey kazanamayacağı bilincinde ve o hazırlıkla başlamak lazım. İnsan bunu yapmayıp Bir de tüketim ile ilgili süreci üretimin önüne geçince işler hiç de yolunda gitmeyebiliyor

  • Leyla Nilüfer Aşkın dedi ki

    24 Nisan 2026

    “Kartallar yüksek uçar” ama inişi çabuk olur. Bir ile başlarken olmayan sermaye ile büyük işlere kalkışılırsa sonu da hüsranla sonuçlanır.

  • Bünyamin G. dedi ki

    5 Ağustos 2026

    Kazanmadan harcamaya en güzel örnek kredi kartı olsa gerek. Bir de taksit yapıyorlarsa o malı veya hizmeti insanlar düşünmeden alıyor.
    Direk parasını ödemediği için bedava almış gibi hissediyor. Ama o iş öyle değil.

  • Hilâl dedi ki

    22 Ekim 2026

    "Çalıştığın kadar da yemişsin" demek lazım. O kadar yememek lazım. :)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.