Görünmeyen Kısımlardaki Başarı

Hikmet, yıllar içinde alım satım işini iyi öğrenmişti. Bir araca bakarken sahibini görür, pazarlıkta karşısındakinin sınırını okurdu. Hisleri, sessizliğin bile ne söylediğini anlayacak kadar keskinleşmişti. Dükkânı ise bu hesabı her gün kurduğu, onu hedeflerine taşıyan kalesiydi.

Her sabah galerisini açtığında bezini alır, temizliğe koyulurdu. Bunu yaparken günü planlar, işlerini zihninde sıraya dizerdi. Aslında bu, temizlikten çok bir düzen kurma biçimiydi. Camları silerken elinin değdiği yerleri pırıl pırıl yapardı ama yukarılara çıkmaz, boyunun yetmediği yerlere uzanmazdı. Nasıl olsa fark edilmez diye düşünürdü. Bu yüzden camların üst kısımlarında, yılların biriktirdiği bir toz tabakası oluşmuştu.

Hikmet, hayatın da böyle olduğuna inanıyordu: “Ne kadar uğraşsan da biraz kir kalırdı. Mesele onu tamamen yok etmek değil, marifet onu göstermemek.” derdi. Bu yüzden işinde de her şeyi ortaya koymazdı. Görüneni parlatır, görünmeyeni olduğu yerde bırakırdı, tıpkı her sabah camlarda yaptığı gibi.

Yanlış bedel algısı

Başarıyı hep işi büyütmekte aradı; emek vermenin ne olduğunu da böyle kodlamıştı: daha çok araç, daha çok pazarlık, daha çok risk… Ona göre ticaret buydu. Vazgeçmek, susmak, sakınmak, geri durmak… Bunların hepsi onun gözünde zayıflıktı.

Bir sabah galerinin önüne gri bir sedan yanaştı. Duruşu temiz, sesi tok, boyası parlaktı. İlk bakışta güven veren bir araçtı ama kaputun altında, ustanın parmak ucuyla gösterdiği ince bir iz vardı. “Şaside işlem var” dedi usta, sıradan bir şeyden bahseder gibi. Sonra eğilip sesini alçalttı: “Düzgün yapılmış… kimse anlamaz… Ama sen söylemezsen.”

Hikmet, konuşmadan başını salladı. O “ama”yı sadece kulaklarıyla değil, vicdanıyla da duymuştu; yine de duymazdan geldi. Aracı durumundan dolayı istediği gibi ucuza aldı. Kaçırılmayacak bir fırsattı ona göre. İçinden geçen cümle netti: “Bu işte para, her şeyi söyleyerek değil, neyi söylemeyeceğini bilerek kazanılır.” O an kazanç sandığı şey, aslında kaybının başlangıcıydı.

Araç galeride yerini aldı. Gelenlere kaputu açtı, motoru çalıştırdı, boyasını anlattı ama o ince çizgiyi her seferinde es geçti. Müşterilerine gerçeği değil, gerçeğin etrafında dolaşan bir hikâyeyi sundu. Vicdanı ara ara sesleniyordu; ince, rahatsız edici bir tonda. Hikmet o sesi de camın görünen yüzündeki toz gibi silip geçti. Ama gerçek, yukarıda biriken toz gibiydi; dokunulmadıkça kaybolmayan, zamanla katman olan… Üstelik en çok da, bakılmayan yerde biriken…

Bir gün yeni evli bir çift geldi. Gözlerinde başlangıcın telaşı, ellerinde birikmiş küçük bir umut vardı. Önce arabaya baktılar, sonra birbirlerine. Hikmet onların heyecanını gördü ve her zamanki gibi anladı. O an söyleyebilirdi. Tek bir cümle yeterdi ama sustu…

Satış oldu, para ve araba el değiştirdi. Hikmet o gün kasayı kapatırken kendini güçlü hissetti. İçinden geçen duygu netti: Bedelini ödemişti. Oysa bu, kendine söylediği süslenmiş bir yalandı. Ödediğini sandığı şey, doğru zannettiği yanlışlarla yaptıklarıydı.

Üstünü örtmenin acısı

İki hafta sonra telefon çaldı. Karşıdaki ses öfkeliydi: “Abi, bize söylemedin…” Kelimeler kısa ama ağırdı. Hikmet önce direndi, sonra sustu. O akşam galeride tek başına kaldı. Sessizlik, uzun zamandır susturduğu ne varsa önüne koyuyordu. Camın üstü yine tozluydu. Bu kez başını kaldırdı. İlk kez sadece görüneni değil, sakladıklarını gördü. “Bedel, insanın yaptıkları kadar sakındıklarıyla da ilgili.” diye gece boyu söylendi…

Ertesi gün çifti aradı ve arabayı geri aldı. Zarar etti, cebinden çıkan para fazlaydı… Ama içinden eksilen bir şey yoktu, aksine rahatlamıştı.

O günden sonra araçları anlatırken kusurları en başa koydu. Bazıları gitti, kalanlar ise gerçekten kaldı. Artık her sabah bezini alıp başını da kaldırıyordu. Sadece görüneni değil, görünmeyen kısımları da temizliyordu. Camlar artık bütünüyle temizdi. Ticarette başarı için sadece görünen yerleri değil, görünmeyen yerleri de dikkate almak gerektiğini öğrenmişti.

11 Yanıt

  1. Ticaretin günden güne zorlaştığı, zorlaştırıldığı şu zamanlarda çok kıymetli bir yazı gerçektende. İnsanın canı yansa da geri dönebilme eğiliminde bulunması ne güzel bir davranış. Kaleminize sağlık

    Loading spinner
  2. İşin başında kusurları söylemek insana zor geliyor ama söyledikten sonra da kuş gibi hafifliyor insan çünkü alacak kişi buna göre alacak, tüm sorumluluk kendisinde olacak. Başı zor gibi görünse de sonrası akıp gidiyor, tecrübeyle sabit 🙂

    Loading spinner
  3. Ticarette de yaşamda olduğu gibi doğru davranışların sonucunda önce kaybetmiş gibi gözüksek de uzun vade de kazançlı çıkıyoruz ana mesele bu sabrı gösterebilmekte.Kaleminize sağlık

    Loading spinner
  4. Para kazanmış olmayı kazanç olarak sayrız, halbuki rahat bir zihin ve iç ferahlığı her ne kadar görmesek de kazançtırlar.

    Loading spinner
  5. İnsanoğlunu ne yazık ki kandıran hep bu anda kâr ettiğini zannetmesi ama ne yazık ki bencillik yaptığı konular dönüş dolaşıp kendisini buluyor. Önemli olan ne kadar kısa sürede fark edeceğidir.

    Loading spinner
  6. Bazen anlıkları kazanç sayarız. Toplama baktığımızda zararı hep gözardı ederiz. Takii elimizdekini kaybedene kadar. Hata yapılır ama pişmanlık ve dönüş çok kıymetli. Elinize sağlık.

    Loading spinner
  7. İnsan her konuda olduğu gibi ticarette de karşısındakinin ihtiyacına odaklanmalı…
    Ancak kuvvetli bir bağ bu şekilde olur. Anlık düşünme insanları, bizleri bu hale getirdi..😞😞😞

    Loading spinner
  8. Hayatta en problemli şeylerden birisi yanlış bir şeyi doğru kodlamak… birisi daha çok eforla daha yanlışını yapmasına sebep olabiliyor. Başarıda öyle gerçekten başarı nedir. Tanımlamayı çok iyi yapmak lazım…

    Loading spinner
  9. İnsan Kaliteyi kimsenin bilmediği görmediği yerdeki davranışlarıyla ortaya koyuyor. Bu ticarette de böyle… Birinin o hatayı veya o camı farkedip etmemesi önemli değil ben bir kalite ortaya koyacaksam müşteri görse de görmesede o cam temiz olmalı arabanın o kusuru gizlenmemeli müşteri fark etsede etmesede. Yani bedel ödemeliyiz ama doğru yerlere…

    Loading spinner
  10. İnsanın hatasını kabul edip bundan dönmesi çok güzel bir davranış. Ticarette başarı için görünmeyen yerleri de dikkate almanın önemini anlatan çok faydalı bir yazı olmuş.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner