Uçağı İndirelim mi?

Üçüncü defa ısrarla çalan telefonu yeniden sessize aldı.  Arayan numara telefonunda kayıtlı değildi. Tanımadığı numaraları genelde açmazdı. Farklı şehirlerdeki iş ortaklarıyla toplantı halindeydi. Toplantı biter bitmez acil bir durum olabilir düşüncesiyle numaraya geri döndü.

Karşıdaki kişi telefonu açar açmaz; “Engin Bey iyi akşamlar, uçağı indirelim mi?” diye cevap verdi. Engin ne olduğunu anlamamıştı, “Efendim?” diyebildi sadece.

–  Sahi kendimi tanıtmadım kusura bakmayın. Ben Kartal, hani birkaç ay önce uçakta tanışmıştık. Siz, yeni bir iş kurmayı uçağın kalkışına benzetmiştiniz… hatırladınız mı?

– “Hah, tamam, şimdi hatırladım. Merhaba Kartal Bey. Tekrar sizi duymak ne güzel. Sizin için ne yapabilirim?” dedi Engin, kibar bir ses tonuyla.

Kartal devam etti:

– Geç saatte aradığım kusura bakmayın. Siz, ticari danışmanlık hizmeti verdiğinizi söylemiştiniz. Bizim firmamızın da böyle bir ihtiyacı olabilir. Sizi firmamıza bir çay içmeye davet etmek istiyorum. Hem tekrar görüşmüş oluruz hem de ticaret konusunda danışmanlığa ihtiyacımız olup olmadığına da yerinde bakarsınız.

– Davetiniz için teşekkür ederim Kartal Bey. Sizinle tekrar sohbet etmek isterim. Şirketiniz hangi sektörde faaliyet gösteriyordu?

– Savunma sanayisine fason ürünler üretiyoruz.

– Anladım, Kartal Bey. Böyle konularda önce firmayı yerinde değerlendiriyoruz. Sonrasında birlikte ilerleyip ilerlemeyeceğimize karar veririz. Uygun bir zaman iletirseniz, ziyaret planlayalım.

Bir hafta sonrası için randevulaştılar. Engin tam zamanında oradaydı. Kartal ise kapıda onu bekliyordu. Bu sırada sürekli birileriyle konuşuyordu.

Görür görmez “Hoş geldiniz Engin Bey” diyebildi sadece ve el işareti ile yolu gösterdi Kartal. Birlikte ofise doğru yürürlerken bile insanlar kartalı boş bırakmıyordu. Asistanı çakışan bir randevudan bahsediyor, yanındaki usta sevkiyat zamanını soruyordu. Bu sırada telefonu da durmuyordu. Kısacık yolda müşteriyle bile konuşmuştu…

Ofise vardıklarında Kartal kendini resmen insanlardan sıyırarak içeri attı. Nihayet Engin’e sıra gelebilmişti. Çay ikramıyla birlikte konuşmaya başladılar. Kısa bir hâl hatır faslından sonra Kartal firmasıyla ilgili bazı bilgiler verdi. 

– Firmayı 10 yıl önce kurdum. Üretim, satış, satın alma derken aşağı yukarı 50 personelimiz var. İşlerimiz iyi gidiyor; siparişleri alıyoruz, ürünleri bazı aksaklıklar olsa da çoğu zaman vaktinde teslim edebiliyoruz. Ancak kârlılık istediğim seviyede değil. Asıl problem şu; kokpitte ben olmadığımda uçak stabil gitmiyor. Açıkçası, sanki aynı anda birkaç koltukta birden olmam gerekiyor.

Sizin uçak inmeye hazır değil!

Engin hafifçe başını salladı.

– Kartal Bey, firmayı henüz yeni tanıyor olsam da, bazı şeyler ilk anda kendini belli etti… Uçağınızın inişinde riskler var.

– Nedir dikkatinizi çeken?

– Belli ki firma bir aşamaya gelmiş. Bu noktadan sonra işleri tek başınıza yürütmek zorlaşır. Yetki ve sorumluluğu paylaşmanız gerekecektir. Birimlerde, yerinize karar verebilecek yetkinlikte insanlar olmalı. Onlara yetki vermeli ve aynı ölçüde sorumluluk da yüklemelisiniz. Bu kişiler size yalnızca kritik konularda ya da beklenmedik durumlarda danışmalı. Diğer bir konu, personel ve müşteriden mümkün olabildiğince soyutlaşmanız gerekiyor.

– Soyutlaşmak mı?

– Evet, soyutlaşmak… Müşterileriniz, tedarikçileriniz, hatta çalışanlarınız size doğrudan ulaşamamalı. Aksi hâlde her müşteri sizi görmek ister, her çalışan taleplerini size iletir. Daha açık söylemek gerekirse; indirim de sizden istenir, zam da. Böylece her sorun doğrudan size gelir. Siz yalnızca gerçekten kritik durumlarda sürece dahil olmalısınız. Firmanız ancak o zaman kurumsallaşma sürecine girer.

– Kurumsallaşmak… Oysa ben, her şeyden haberim olursa, her şeyi ben kontrol edersem daha iyi olur diye düşünmüştüm.

– Firmanın kuruluş aşamasında öyle olması gerekir. Firmanın ustalık aşamasına geçebilmesi için bu söylediklerim olmazsa olmaz. Ticarette başarılı büyüme için temel ilkelerden birisidir bu.

– Bu konularda biraz detay verebilir misiniz? Nasıl olacak bunlar?

– Bir kahveye ancak bu kadar olur… Devamı için taksimetre açmamız lazım. Sizin uçak henüz inmeye hazır değil.

Birlikte gülüştüler… Kartal konunun ciddiyetini anlamıştı. Kahvelerini bitirdikten sonra danışmanlık seansı için randevulaştılar. Bir sonraki görüşmede tekrar bir araya gelmek üzere vedalaştılar.

Kartal sekreterini arayıp, kimseyi içeri almamasını ve telefon aktarmamasını söyledi. Defteri önüne alıp Engin’in söylediklerinden aklında kalanları karalamaya başladı. Kurumsallaşmak… Soyutlaşmak… Yetki ve sorumluluk devri… “Bunlar çok önemli konular” diye geçirdi içinden.

11 Yanıt

  1. Sadece ticarette değil doğru alanda doğru yapılan hamleler insan her zaman başarıya ve mutluluğa götürüyor yüreğinize sağlık Çok güzel bir yazı olmuş

    Loading spinner
  2. Şirket büyüdükçe şirketin ihtiyaçları ve sorumlulukları da büyür. Bu büyüyen ihtiyaç ve sorumluluklar sadece bir kişiye yüklenince problemler başlıyor ve o kişi genelde şirketi kuran kişi vey çok eski bir çalışan oluyor. Yetki verip sorumluluk vermek çok doğru bir yöntem

    Loading spinner
  3. Zor değil sadece her aşamanın farklı kuralları var. Görülmeyeni görebilmek önemli. Yetki ve sorumlulukta bunlardan biri
    İşin ustası olmak için doğru hamlelere ihtiyaç var. Teşekkürler

    Loading spinner
  4. Her evrede yapılması gerekenler başka oluyor. O evreye uyum sağlayamadiğında işler istediğimiz gibi gitmiyor:)

    Loading spinner
  5. Doğru yerde atılan doğru adımlar… sadece ticarette mi? Evde de aynı şeyleri yaşıyoruz… sonra da çorabının yerini de bana sorma diye bağıran bir anne oluyoruz… oysa o çocuk çamaşırını kendi katlasa, yerleştirse yerini anneye sormayacak😊

    Loading spinner
  6. Ticarette sağlıklı ilerlemenin,kurumsallaşma yetki ve sorumluluk devri olmazsa olmazları. Çok güzel bir devam yazısı olmuş.

    Loading spinner
  7. Şuan birçok firmanın ihtiyaç duyduğu bir strateji…
    Sorumluluk ve yetki meselesi
    Herşey den benim haberim olacak isteği..
    Çok güzel anlatılmış.

    Loading spinner
  8. Hayatta ustalaştığımız herşeyde vaktimiz o ustalıktan dolayı biraz daha ferahlamalı diye düşünüyorum. Yoksa adamın işi olmaktan çıkıp işin adamı olunuyor.

    Loading spinner
  9. Şirket kurulurken her işin içinde olman gerekir, fakat büyüme oldukça yetkiler ve sorumluluklar da paylaşılmalı.. güzel bir tespit olmuş…

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner